Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Ülkemizde 122 yılllık bir tarihi olan fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları, ısı, elektrik akımı, ses dalgaları gibi fizik ajanları, pnömotik kompresyon tedavisi, modern egzersiz yöntemleri ile kadim bir tedavi şekli olan manuel terapiyi (el ile tedavi) birleştirir. Kas iskelet sistemine bağlı ağrılı durumlarda, kireçlenmelerde, romatizmal hastalıklarda, lenfödemde, ortopedik ve beyin cerrahisi ameliyatlarından sonra, beyin, omurilik, sinir felçleri sonrası gibi çok geniş bir yelpazede tedavinin ana unsurunu oluşturur.

Uygulamalarımız

TENS akımının ağrı kesici etkisinin narkotik analjeziklere eşdeğer olduğunu bilmekteyiz. Günümüz teknolojisinde akım boyu, şiddeti ve şeklini ayarlayarak kısmen kopmuş sinirleri uyarabilmekte, ödem giderici, uyarıcı,yenileyici tedaviler yapabilmekteyiz. Tedaviye vakumun eklenmesiyle daha derin dokulara ulaşabilmemizi sağlıyor. Ultrason ise yüksek ses dalgaları yollayarak tendinit patolojilerinin iyileşmesine yardımcı olur.

Ağrı ve diğer ikincil nedenlerle kasları optimum düzeyde kullanamayız. Bu tip durumlarda şaşılacak kadar kısa sürede kaslarımızda güçsüzlük, atrofi (kas kaybı) meydana gelir. EMG biyofeedback görsel ve işitsel uyarılarla kaslarımızı daha iyi kasabilmemizi sağlarken, bunu elektrik akımı ile kombine ederek daha çabuk kuvvetlendirmemizi sağlar.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanlık alanını ilgilendiren tüm sağlık durumlarında, kanıta dayalı tıp uygulamaları EGZERSİZ’in yerini kesin bir şekilde göstermiştir. Öte yandan gelişigüzel yapılan egzersizlerin şikayetleri daha da artırabildiği bilinen bir gerçektir. Dirençli ağırlık egzersizlerinin hangi hızda, kaç kilo ağırlıkta, kaç tekrar ve kaç set yapılacağı EGZERSİZ REÇETESİ’dir. Egzersiz reçetesi, ilaç reçetesi kadar önemlidir. Esneme egzersizlerinde, germenin süresi ve pozisyonu mutlaka reçetelenmelidir. Aksi halde mevcut rahatsızlığa bir de spor sakatlanması eşlik edecektir.

Kadim bir tedavi yöntemi olan manuel terapi, özel teknikler içeren ve tamamen elle yapılan bir tedavi yöntemidir. Hekim veya terapist ellerini, aynı zamanda tanı için de kullanır. Modern tanı yöntemleri geliştikçe, manuel terapi terapi tekniklerinin doğruluğu modern positif tıp tarafından da kabul edilmektedir.

Daha önceleri sadece kasları ve organları saran zar veya yağ dokusu olduğu sanılan “fasiya’nın” tüm organlar arasındaki iletişimi sağlayan muazzam bir organ olduğu anlaşıldı. Daha önceleri kas veya ekleme bağlı olduğu düşünülen pek çok rahatsızlığın kökeninin fasiya olduğu anlaşıldı. İç organlarımızın karın boşluğunda belli bir düzen içinde durmaları dahi fasiya sayesinde olmaktadır. Fasiya dokusuna bağlı sorunların tanı ve tedavisini en iyi manuel terapi uygulayarak yapabilmekteyiz.

E-Randevu