Ozon Tedavisi

Saf oksijenin yüksek voltajlı elektrik akımına maruz bırakılmasıyla oluşturulan OZON gazı 3 oksijen atomundan oluşmaktadır. Ozon gazının üçüncü oksijen atomu ortamdaki biyomoleküllerle etkileşime geçerek, terapötik etki sürecini başlatır. Bilinen en güçlü antioksidan tedavidir. Bağışıklık sistemini güçlendirmek, daha enerjik olmak için kullanılabilir. Hücrelere daha fazla oksijen gitmesini sağlar. Detoks etkisi sağlar. Pek çok kronik metobolik hastalıkta, ağrılı durumlarda ve Kovid 19 sonrası geçmeyen şikayetlerde tamamlayıcı bir tedavi yöntemi olarak kullanılabilir.

Uygulamalarımız

Mesane kanamalarında, dirençli üriner sistem enfeksiyonlarında, prostitlerde mesane içi ozon tedavisi yararlı olabilmektedir. Major ozon terapisinin sperm motilitesini ve kalitesini artırdığını bildiren yayınlar mevcuttur. Erektil disfonksiyon tedavisinde faydalı sonuçlar alınabilmektedir.

Ozon gazı, lokal enjeksiyon bölümünde anlatıldığı üzere kas iskelet sistemi rahatsızlıklarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Ozon gazı uygun dozda ve uygun sıklıkla  eklem içine, eklem çevresine, tendon kılıfına, kas kemik bileşkesine, sinir kılıfına, bağlara, eklem içerisindeki menisküs ve bağlara, kasların içinde bulunan tetik noktalara, bel-boyun-sırt bölgesinde paravertebral olarak, hatta epidural veya omurlar arasındaki disklerin içine yapılabilir. Bu esnada sterilizasyon kurallarına uymak önemlidir. Ozon enjeksiyonuyla  kıkırdak yapımı uyarılıp kortikosteroidlere benzer ağrı kesici ve antiinflamatuar etki elde edilirken, kortikosteroidlerde gözlenebilen kas erimesi, enfeksiyonun alevlenmesi, kristal artropatisi, poroz gibi yan etkilerin görülmemesi büyük avantajdır.

Ozon vücuda pek çok yoldan verilebilir. Sadece ozon gazının solunulması ve göze teması toksiktir.

Ozonun en yaygın kullanılış şekli olan majör ozon terapi, kişinin kanının ozonlanmasıdır. Bunun için kapalı bir sistem içerisinde genellikle 100 cc kan alınır. Alınan bu kan aynı şişe içerisine aynı miktar ozon gazı ile muamele edildikten sonra aynı damar yolundan kişiye geri verilir.

Ozon tedavisiyle vücuda, antioksidan sistemin üzerinde ancak onu tamamıyla yenmeyecek bir dozda ozon verilerek, geçici süreyle kontrollü akut oksidatif stres oluşturuyoruz. Böylece vücudun antioksidan kapasitesini yükseltiyoruz.

Ozonun plazmadaki su ile ilişkiye geçmesi ile hidrojen peroksid oluşur. Hidrojen peroksid eritrosit, lökosit ve trombositlerin içerisine girer. Oksijeninin dokulara daha çok bırakılmasına neden olur. Trombositlerin büyüme faktörlerini salmasına, lökositlerin interferon, interlökin gibi bağışıklık sistemini uyaran maddelerin salınımına neden olur.

Ozon LOP’lar yoluyla merkezi sinir sistemi, kalp, akciğer, damarlar, endotel, kemikler, eklemler, kaslar, karaciğer, deri gibi pek çok organda farklı tedavi edici etkilere neden olmaktadır.

Çok güçlü antimikrobiyal antiviral etkiye sahiptir. Bu özelliği nedeniyle gerek lokal gerekse sistemik enfeksiyonlarda kullanılır.

İmmun sistemin regülasyonunu sağlar. Doza bağımlı olarak immun sistemi uyarır veya baskılar

Hücresel enerji sistemini etkileyerek daha etkin enerji üretimine neden olur. ATP üretimini artırır.

Bağışıklık sistemi modülasyonu için kullanılan bir yöntemdir. Halk arasında “doğal grip aşısı” olarak adlandırılmaktadır. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için kullanıldığı gibi alerjik atopik bünyelerde düşük dozlarda ve romatizmal hastalıklarda orta yüksek dozlarda kullanıldığında faydalı olduğu bildirilmiştir.

Minör ozon tedavisi, kişiden alınan 2-5 cc kanın, aynı miktarda uygun dozda ozon ile muamele edildikten sonra kas içine enjekte edilmesidir. Major ozon terapisi ile kombine edilebildiği gibi yalnız olarak da kullanılabilir.

Damar yolu iyi olmayan kişilerde veya damar yolunun kullanılmasını istemediğimiz bebek, çocuk ve yaşlılarda veya özellikle barsakları tedavi etmek istediğimizde ozon rektal yoldan (makattan) verilebilir. Rektal ozon uygulamasıyla majör ozon terapide olduğu gibi sistemik etki elde edilir. Sadece verilen ozonun bir miktarı barsaklardaki gaita tarafından emileceği için doz, majör ozon terapi dozundan daha yüksek tutulur.

Otizm, serebral palsi ve  santral sinir sistemini etkileyen diğer durumlarda bebek ve çocuklarda rektal ozon uygulaması yapılabilmektedir. Ülseratif kolit ataklarında kanamayı durdurmak, remisyon süresini uzatmak, barsak florasını düzenlemek için rektal ozon uygulaması kullanılabilir.

Uygun kişilerde rektal ozon uygulaması, majör ozon terapisiyle kombine edilebilir.

Mükerrer antibiyotik tedavilerine dirençli kronik vaginal enfeksiyonlarda, insan papilloma virüs (HPV) enfeksiyonlarında  antimikrobiyal etkisinden yararlanmak amacıyla kullanılabilir. Yine rahim ağzı (serviks) yaralarında ozonun iyileştirici etkisinden yararlanmak için vagen içi uygulamalar yapılmaktadır.

Ozon tedavisiyle ilgilenen kadın doğum uzmanları infertilite tedavisinde tüp bebek uygulamasıyla eş zamanlı olarak veya daha öncesinde basamak tedavisi olarak majör ozon tedavisi önermektedir.

Genellikle diabet veya damar hastalığına bağlı gelişen ayak yaralarında,  torbalama yöntemi kullanılarak ozon tedavisi yapılabilir. Ozonun harici olarak kullanıldığında güçlü mikrop öldürücü etkisi mevcuttur. Gangrenleşmeye giden enfekte nekrotik yaralarda, ayağın torba içinde dinamik olarak ozon gazına tabii tutulması yaranın nekrotik dokulardan temizlenmesine ve mikroplardan arındırılmasına yardımcı olur. Daha sonra doz ayarı yapılarak yarayı tamir edici ve iyileştirici etkisinden yararlanılır.

Torbalama yöntemiyle eş zamanlı olarak damar açıcı etkisinden yararlanmak amacıyla majör ozon terapisinin yapılması uygundur.

E-Randevu